: : : SÜPER FORUM TÜRKİYE : : :
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.


TüRkİyE'nİn ''EN'' SüPer FoRuM SiTeSi
 
AnasayfaAnasayfa  Latest imagesLatest images  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yap  

 

 Antik yunan ve roma imparatorluğu

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
betül
Sadık ÜyE
Sadık ÜyE



Mesaj Sayısı : 175
Kayıt tarihi : 16/09/07

Antik yunan ve roma imparatorluğu Empty
MesajKonu: Antik yunan ve roma imparatorluğu   Antik yunan ve roma imparatorluğu Empty2007-10-12, 10:15 am

Orta Çağın İlk Dönemi
Doğu Roma İmparatorluğu
Doğu Roma İmparatorluğu, ya da 16. yüzyılda Alman Hieronymus Wolff'un adlandırmasıyla[1] Bizans İmparatorluğu, Roma İmparatorluğu'nun 395'te Doğu ve Batı olarak ikiye ayrılmasıyla ortaya çıktı. Başkenti Roma olan Batı Roma İmparatorluğu 5. yüzyılda Germen kabilelerince yıkıldı. Merkezi Konstantinopolis (bugünkü İstanbul)
olan ve Doğu Roma İmparatorluğu da denen Bizans İmparatorluğu ise, bin
yılı aşkın süre varlığını sürdürdü. Bizans'ın ortaya çıkışı, Roma
İmparatoru I. Constantinus'un başkenti, Roma'dan bugünkü İstanbul'a taşımasıyla da yakından ilişkilidir.
Roma İmparatoru I. Constantinus (Büyük Konstantin), 330'da imparatorluğun başkentini eski Yunan kenti Byzantion'a (Bizans) taşıdı ve yeni başkente, Constantinus'un kenti anlamına gelen Konstantinopolis
(Constantinopolis) adını verdi. Constantinus, Roma'dan senatörler ve
yüksek memurlar getirterek Konstantinopolis'te yeni bir yönetim
oluşturdu ve kenti yeniden imar etti. Roma çoktanrılı olmasına karşın,
Konstantinopolis'i bir Hıristiyan kenti yaptı ve kendisi de bu dini benimsedi.
Bizans'ın yöneticileri kendilerini Roma İmparatorluğu'nun gerçek
mirasçıları olarak kabul ettiler ancak öte yandan Roma ile ilişkilerini
de sürdürdüler. Roma İmparatorluğu'nun batı kesimi küçük devletlere
ayrılıp parçalanırken, Bizans İmparatorluğu bütünlüğünü korumayı
başardı. Batıdan bağımsız olarak Doğu Akdeniz'de egemen olan Bizans
İmparatorluğu, Yunan ve Roma uygarlıklarının son merkezi oldu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
betül
Sadık ÜyE
Sadık ÜyE



Mesaj Sayısı : 175
Kayıt tarihi : 16/09/07

Antik yunan ve roma imparatorluğu Empty
MesajKonu: Geri: Antik yunan ve roma imparatorluğu   Antik yunan ve roma imparatorluğu Empty2007-10-12, 10:19 am

Kuruluşu

Antik yunan ve roma imparatorluğu 300px-Byzantium550Antik yunan ve roma imparatorluğu Magnify-clip

550 yılında Bizans. Yeşil alan I. İustinianos dönemindeki genişlemeyi gösterir





Bu dönem 610'dan öncesini kapsamaktadır. Roma İmparatoru Julianus döneminde (362-363) putperestlik yeniden canlandırılmak istendi ve Hıristiyanların etkinlikleri yasaklandı. Julianus'un ölümünden sonra Hıristiyanlık yeniden güç kazandı. 4. yüzyıldan başlayarak Roma toprakları Barbar akınlarına uğradı. I. Theodosius (379-395), Roma'yı ve Konstantinopolis'i ele geçirmek isteyen Vizigotları Balkanlar'da yendi ve onların Tuna Irmağı'nın
güneyine doğru ilerlemelerini engelledi. Hıristiyanlığı benimseyen
Theodosius, Batı Roma İmparatorluğu'nun Doğu ve Batı kesimlerini
yöneten son imparator oldu. 395'te I. Theodosius öldü ve Roma
İmparatorluğu ikiye bölündü.
Batı Roma İmparatorluğu topraklarına saldıran Vizigotlar, 410'da Roma'yı ele geçirdiler. Diğer Barbar kavimlerden Vandallar Kuzey Afrika'yı, İspanya'yı ve İtalya'yı
yağmaladılar. Barbar akınlarının arkası kesilmedi ve 5. yüzyıl
sonlarında Germen kavimleri Batı Roma İmparatorluğu'na son verdiler.
Bizans İmparatorluğu ise bu saldırılara karşı koydu. Balkanlar'da Slavları, doğuda da Sasanileri yenilgiye uğrattı.
Bizans İmparatoru I. Jüstinyen
(527-565), uzun süren iktidarı döneminde Kuzey Afrika, İtalya ve Doğu
İspanya'yı yeniden ele geçirdi. Sasani kralıyla barış yaparak doğu
sınırlarını güvence altına aldı. Ne var ki ülke içindeki siyasal ve
dinsel anlaşmazlıkların önüne geçemedi. Bu anlaşmazlıklar, 532'de bir
halk ayaklanmasına dönüştü. Nika Ayaklanması adıyla bilinen bu
ayaklanma, komutan Belisarius tarafından başkentteki Hipodrom'da (bugünkü Sultanahmet Meydanı) bastırıldı ve 30 bin kişi öldürüldü.
Böylece ülke içinde istikrarı sağlayan Jüstinyen çeşitli alanlarda
reformlara girişti. Onun en kalıcı reformlarından biri, Roma hukuku
konusundaki derleme oldu. Bir komisyonun uzun çalışmalar sonunda
oluşturduğu bu derleme, Corpus luris Civilis ("Medeni Hukuk Yasaları")
adıyla bilinir ve çağdaş Avrupa hukukunun gelişmesine de temel
oluşturmuştur.

Müslüman akınları ve dinsel uyuşmazlıklar (610-867)


Bizans İmparatorluğu 7. ve 8. yüzyıllarda doğuda Müslüman ve Pers ordularının saldırısına uğrarken, batıda Slavların tehdidi altında kaldı. 610'da, Bizans tahtını ele geçiren Herakleios
(Herakleius), Perslerin saldırılarını durdurdu ve başkentin savunmasını
güçlendirdi. Tuna Irmağı'nı geçerek Bizans topraklarına inen Avarlar'ı da yendi. Bu dönemde Araplar İslam dinini yaymak için fetihlere girişmişlerdi. Arap orduları 632'de Suriye ve Filistin'i ele geçirdiler. İskenderiye'nin
teslim olmasından sonra Araplar, 642'de Mısır’ın tamamını denetim
altına aldılar. 674-678 arasında Araplar birçok kez Konstantinopolis'i
kuşattılarsa da ele geçiremediler.
Bizans tahtı 8. yüzyıl başlarında, Herakleios hanedanından İsauria (İsoriya) hanedanına geçti. İsauria hanedanından ilk imparator olan III. Leon (717-741), yeni Arap saldırılarını ve Bulgarları geri püskürttü. Daha sonra tahta çıkan V. Konstantinos (741-775) yaptığı seferlerle Balkanlar’da Bulgarların gücünü kırdı.
Bu savaş yıllarında Bizans'ta, Roma kültürünün ve Latince'nin yerini Yunan dili ve kültürü aldı. Buna dinsel uyuşmazlıklar da eklenince, imparatorluğun batısı ile doğusu arasında kesin bir kopuş gerçekleşti.

Güçlenme dönemi (867-1081)

Antik yunan ve roma imparatorluğu 200px-BasilIIAntik yunan ve roma imparatorluğu Magnify-clip

II. Basileios, bir 11. yüzyıl elyazmasından





Bizans, 867-1056 arasında imparatorluğu yöneten Makedonya hanedanı döneminde altın çağını yaşadı. Makedonya hanedanının kurucusu I. Basileios (867-886), daha önce yitirilmiş olan Anadolu'daki toprakları yeniden imparatorluk sınırlarına kattı. I. Basileios ve ardılı VI. Leon (886-912) dönemlerinde, imparatorluğun hukuk sistemi yeniden düzenlendi. II. Nikephoros Phokas (963-969), Girit ve Kıbrıs'ı yeniden imparatorluğa kattı, Suriye ve Balkanlar'da yeni topraklar ele geçirdi.
II. Basileios
(976-1025), 1001'de Araplarla yaptığı anlaşmayla Kuzey Suriye'yi
egemenliği altına aldı. 1018'de Bulgar topraklarını ve Anadolu'daki
eski Bizans topraklarını imparatorluğa kattı. Ne var ki II.
Basileios'tan sonra İtalya'da ve Balkanlar'da ayaklanmalar çıktı.
Doğuda Büyük Selçuklular Anadolu'ya akınlar düzenlemeye başladı. İmparator Romen Diyojen, 1071'de Malazgirt Savaşı'nda Büyük Selçuklu Sultanı Alp Arslan'a
yenilerek tutsak düştü. Büyük Selçuklu komutanları Anadolu içlerine
yaptıkları akınlarla 10 yıl içinde başkent Konstantinopolis sınırına
dayandılar. 1075'te, başkenti Nikaia (İznik) olan Anadolu Selçuklu Devleti kuruldu.
Bu dönemde, Konstantinopolis'in güçlü patriği ile papa arasındaki
görüş ayrılıkları sert tartışmalara yol açtı ve 1054'te Roma Katolik
Kilisesi ile Yunan Ortodoks Kilisesi bağımsız kiliseler haline geldi.

Haçlı Seferleri (1081-1204)

Antik yunan ve roma imparatorluğu 300px-Byzantium1180Antik yunan ve roma imparatorluğu Magnify-clip

1180 yılında Bizans İmparatorluğu





Konstantinopolis’e dayanan Anadolu Selçukluları Bizans için önemli
bir tehdit oluşturuyordu. Güney İtalya'ya egemen olan Normanlar da,
imparatorluğu tehdit eden bir başka tehlikeydi. Komnenos hanedanından İmparator I. Aleksios (1081-1118) Normanlara karşı Venedik’le işbirliği yaptı. 1085'te Normanların önderi Robert Guiscard'ın, ertesi yıl da Anadolu Selçuklu Sultanı Süleyman Şah'ın ölmesiyle Bizanslılar bir süre için de olsa bu tehlikelerden uzak kaldılar.
I. Aleksios,
1096'da Avrupa'dan gelen ilk Haçlılarla, Anadolu'da geri alınacak
toprakların Bizans'a bırakılması konusunda anlaştı. Ama Haçlıların asıl
hedefi, Kutsal Topraklar'ı (Kudüs) ele geçirmekti ve bu da Bizans’ın
beklentilerini karşılamıyordu. Üstelik Haçlılar, Kudüs'e doğru
ilerlerken aldıkları yerlerde kendi krallıklarını kurdular. IV. Haçlı
Seferi’nde ise, Bizans'ın başkentini işgal ettiler. 13 Nisan 1204'te Konstantinopolis'i ele geçiren Haçlılar, kenti yağmaladılar.

Latin egemenliği (1204-1261)


1204'te Konstantinopolis'te, Flandre Kontu Baudouin'in yönetiminde bir Latin imparatorluğu
kuruldu. Parçalanan Bizans İmparatorluğu'nun diğer yerleri Haçlı
önderlerin yönetiminde Latin devletleri haline geldi. Haçlıların el
koymadığı Bizans topraklarında ise bağımsız küçük Bizans devletleri
kuruldu. Bu devletlerin en güçlüsü Nikaia'da (İznik) ortaya çıktı.
1208'de, I. Theodoros
Laskaris, "Roma imparatoru" ilan edildi. Daha sonra tahta geçenler
Nikaia egemenliğini Avrupa'ya kadar genişleterek devleti bir
imparatorluğa dönüştürdüler. Trabzon'da ise, Gürcistan Kraliçesi Tamar'ın desteğiyle 1204'te Trabzon Rum Devleti kuruldu. Komnenos hanedanından Aleksios ve David tarafından kurulan ve Pontos Devleti de denen bu devlet, 1461'de Osmanlılar tarafından ortadan kaldırılıncaya değin varlığını sürdürdü.
Nikaia imparatorlarından IV. İoannes'i tahttan indiren general Mikhael (Mihail) Palaiologos, VIII. Mikhael
adıyla taç giydikten sonra, 1261'de Konstantinopolis'e girerek Latin
egemenliğine son verdi. Böylece Bizans'ta Palaiologoslar (Paleologlar)
dönemi başladı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
betül
Sadık ÜyE
Sadık ÜyE



Mesaj Sayısı : 175
Kayıt tarihi : 16/09/07

Antik yunan ve roma imparatorluğu Empty
MesajKonu: Geri: Antik yunan ve roma imparatorluğu   Antik yunan ve roma imparatorluğu Empty2007-10-12, 10:20 am

Yıkılış dönemi (1261-1453)


Ana madde: İstanbul'un fethi


VIII. Mikhael'in Bizans tahtını yeniden canlandırmasının ardından Avrupa devletleri Konstantinopolis'i ele geçirmek için yeni bir Haçlı Seferi düzenlediler. Ama 1281'de, Fransa Kralı IX. Louis'nin kardeşi Anjou Dükü Charles'ın komuta ettiği Haçlı ordusu Arnavutluk'ta
yenilgiye uğradı. VIII. Mikhael döneminde Bizans doğuda Anadolu
beyliklerinin saldırılarıyla karşı karşıya kaldı. Mikhael'in oğlu II. Andronikos (1282-1328) ve onun torunu III. Andronikos
dönemlerinde Bizans, Anadolu'da Osmanlılarla, Balkanlar'da da Sırplarla
savaşmak zorunda kaldı. 1299'da bir beylik olarak kurulan Osmanlı Devleti, Nikaia (İznik) ve Nikomedeia'yı (İzmit) ele geçirdi. Osmanlılar Prusa'yı (Bursa) da alarak burayı Osmanlı Devleti'nin başkenti yaptılar.
Bizans, Sırpların ve Osmanlıların arasında sıkışıp kaldı. Taht kavgaları da devleti zayıf düşürdü. Sırp Kralı Stefan Dusan, Sırp ve Bizans kralı olarak taç giydi. Daha sonra İoannes Kantakuzenos, VI. İoannes adıyla Bizans tahtına çıkarken Osmanlılardan destek gördü. Osmanlı Padişahı I. Murad, 1362'de Konstantinopolis'in kuzeybatısındaki Adrianopolis'i (Edirne)
ele geçirdi ve kenti Osmanlı Devleti'nin yeni başkenti yaptı. Böylece
Bizans İmparatorluğu, Yunanistan'ın güneyindeki topraklar dışında, dört
yanından Osmanlı topraklarıyla çevrilmiş bir ada haline geldi.
Konstantinopolis 1391'de Osmanlılar tarafından ilk kez kuşatıldı.
Yedi ay süren kuşatmadan sonra Bizans, Osmanlılara eskisinden daha çok
vergi ödemeyi ve Konstantinopolis'te bir Türk mahallesi kurulmasını
kabul etti. Bizans İmparatoru II. Manuel'in Macar kralından yardım istemesi üzerine sefere çıkan Haçlı ordusu, 1396'da Yıldırım Bayezid tarafından Nikopolis'te Niğbolu Savaşı'nda yenilgiye uğratıldı. 1402'de Osmanlıların Ankara Savaşı'nda Timur'un ordusuna yenilmesi, Bizans’ı rahatlattı. Bizans, Mora'yı yeniden egemenliği altına aldı ve Osmanlılara vergi ödemeyi kesti. 1421'de Osmanlı tahtına çıkan II. Murad, ertesi yıl Konstantinopolis'i ve Thessaloniki'yi (Selanik) yeniden kuşattı.
1444'te yeni bir Haçlı ordusu da Varna Savaşı'nda Osmanlılarca bozguna uğratıldı. Dört yıl sonra, 1448'de Bizans tahtına XI. Konstantin
çıktı. Konstantinopolis'i ele geçirmek üzere hazırlıklarını tamamlayan
Osmanlı Padişahı II. Mehmed, 2 Nisan 1453 pazartesi günü 80000 adamıyla
ve düzensiz birliklerle oluşan bir kuvvetle şehri kuşattı.Hristiyanlar
kenti sayıca azlıklarına rağmen (7000 kişi 2000 i yabancı destek
kuvvetleri olmak üzere)ümitsizce savundular. 29 Mayıs 1453
Perşembe günü de 53 gün süren kuşatmanın ardından Konstantinopolis
Osmanlıların eline geçti. Son İmparator Konstantinos Palaiologos en son
şehir surları düştükten sonra muhafızlarıyla şehri terketmeye
çalışırken görüldü; deniz tarafından gelen Osmanlı askerleriyle
karşılaştı ve göğüs göğüse süren çarpışma sırasında öldü daha sonra
cesedi çizmesindeki kartal armasından tespit edilerek kaldırıldı.Nerede
gömüldüğü bilinmemektedir .Bizans İmparatorluğu da böylece tarihten
silindi. İstanbul’u fetheden II. Mehmed, Fatih Sultan Mehmet olarak tarihe geçti.

Devlet yönetimi


Bizans Devleti, çok geniş yetkilerle donanmış bir imparator
tarafından yönetiliyordu. Genelde iktidar babadan oğula geçerdi. Ama
Bizans İmparatorluğu’nda, ordu komutanlarının zor kullanarak tahtı ele
geçirdiği ve yeni bir hanedanın yönetime geldiği dönemler olmuştur.
Bizans'ı bazen imparatoriçeler de yönetti. İmparator aynı zamanda en
yüksek rütbeli ordu komutanı, en yüksek yargıç ve tek yasa koyucuydu.
Konstantinopolis’teki Ortodoks Kilisesi’nin patriğini de imparator
atardı. Başkent Konstantinopolis’te, Roma Senatosu örnek alınarak
oluşturulmuş bir senato vardı. Bu senato imparatora yönetim işlerinde
danışmanlık yapardı. Bazı yasalar yürürlüğe girmeden önce senatoda
okunurdu. Senato da yasa tasarıları hazırlayarak imparatora sunabilirdi.
Ayrıca imparatorun hizmetinde bir başgörevli vardı. Bu kişi, bugünkü
içişleri ve dışişleri bakanlarının görevlerine benzeyen bir görev
üstlenirdi. Devlet daireleri, saray görevlileri, saray muhafız
kıtaları, güvenlik, posta örgütleri ve yabancı elçilerle ilişkiler bu
başgörevlinin sorumluluğunda ve yönetimindeydi. Maliye ve devlet
topraklarının yönetiminden ise başka görevliler sorumluydu.
Bizans toprakları thema adı verilen askeri bölgelere ayrılmıştı. Bu yönetim sistemini ilk kez İmparator Herakleios uygulamış ve bu bölgelerin başına strategos
denen komutanları atamıştı. Thema’daki askerlere toprak veriliyordu ve
thema komutanı da çağrıldığında askerleriyle savaşa katılıyordu.

Bizans sanatı


Bizans sanatının kökeni Eski Yunan ve Roma
sanatına dayanır. Bununla birlikte Mısır, İran ve Suriye kültürlerinden
de etkilenerek, doğu ve batı uygarlıklarının bir bireşimi olarak
gelişmiştir. Bizans’ın başkenti Konstantinopolis,
ortaçağda dünyanın en büyük kentlerinden biriydi. Kent gösterişli
sarayları, kiliseleri, hipodromu, zafer takları, dikilitaşları ve
surlarıyla Bizans’ın da başlıca kültür ve sanat merkeziydi. Bizans
sanatı, en önemli gelişmeyi mimarlık alanında yaptı. Bizans
mimarlığının en belirgin özelliklerinden biri, yapılarda dev boyutlu
kubbeler kullanılmasıdır. Öte yandan, duvar resimleri, mozaik, minyatür
ve fildişi işçiliği gibi süsleme sanatlarında da Bizans çok ileriydi.
Sanat tarihçileri Bizans sanatını, Erken Bizans (330-726), Orta
Bizans (867- 1204) ve Son ya da Geç Bizans dönemi (1261-1453) olmak
üzere üç döneme ayırırlar.
Erken Bizans döneminde başlıca iki tür yapıya rastlanır. Bunlardan
biri, uzunlamasına eksenli bazilika biçiminde ve kubbeyle örtülü
merkezî planlı yapılardır. Yunan ya da Latin haçı planlı bazilika
örnekleri ise ikinci tür yapı biçimidir. İstanbul'daki İoannes Studios Kilisesi (İmrahor Camii), Efes'teki Azize Meryem Kilisesi,
Selanik'teki Ayios Dimitrios Kilisesi ve Aya İrini, uzunlamasına
eksenli bazilika türünün başlıca örnekleridir. Kubbeyle örtülü merkezî
planlı yapıların en çarpıcı örneği, 532-537 yılları arasında yapılan
Ayasofya’dır. Bu yapı dünya mimarlık tarihinin de başyapıtlarından
biridir. Kubbeli bazilika türünün İstanbul'daki diğer örnekleri ise,
Sergios ve Bakhos Kilisesi (Küçük Ayasofya Camii) ile Khora Kilisesi'dir (Kariye Camisi).
Bizans’ın imparatorluk sarayı olan Tekfur Sarayı, bir Orta Bizans
dönemi yapısıydı. Bugün İstanbul'un Eğrikapı semtinde kalıntıları
bulunan saray, üç katlı bir yapıydı ve duvarları tuğla ve kesme taşla
bezenmişti.
İstanbul'un su gereksinimini karşılamak için yapılan Binbirdirek Sarnıcı ve Yerebatan Sarayı,
Bizans mimarlığının bu alandaki en başarılı iki örneğidir.
Constantinus'un yaptırdığı Binbirdirek 224 mermer sütun üzerine ve
İustinianos'un yaptırdığı Yerebatan Sarayı da 336 sütun üzerine oturtulmuştur.
Bizans’ın mozaik resim sanatı ve duvar bezemeciliğinin en güzel örneklerine, Ayasofya, Kariye Camisi, Tekfur Sarayı ve Ravenna'daki San Vitale Kilisesi'nde
rastlanır. Bu erken Bizans dönemi yapıtlardaki hayvan figürleri ve
mitolojik sahnelerde, Sasani geleneğinin etkileri de görülür. Kilise
denetiminin güçlendiği ve ikonaların yok edildiği dönemde (717-867),
erken Bizans dönemi sanatındaki gelişme de durdu. Bu yeni dönemde
mozaik resim sanatı yüzeysel ve simgesel bir anlatıma yöneldi, haç ya
da benzeri simgeleri öne çıkardı.
Geç Bizans döneminde, yeni yapılardan çok, var olan yapılar onarıldı
ya da ek yapılarla zenginleştirildi. Dönemin başlıca yapıları Lips Manastırı (Fenari İsa Camisi), Hagios Andreas Kilisesi (Koca Mustafa Paşa Camii) ve Khora Kilisesi'dir
. Dinsel tasvire karış gelişmiş olan hareket, geç Bizans döneminde
etkisini yitirdi. Bizans sanatı yeniden Helenistik ve Roma anlayışına
dönerek, doğalcı ve gerçekçi bir üslubu benimsedi.

Bizans adı


Bizans İmparatorluğu kavramı tarihçilerin bir icadıdır ve
İmparatorluğun hayatta olduğu dönemde hiçbir zaman kullanılmamıştır.
İmparatorluğun Yunanca adı Basileia tön Romania (Roma İmparatorluğu) veya sadece Romania idi. Doğu Roma halkı da kendisini Romalı olarak adlandırırdı. Türkler ve Araplar ise Rum kelimesini kullanırlardı.[1] Batı Avrupa'da imparatorluktan "Bizans" diye bahsedilmeye başlanması Alman tarihçi Hieronymus Wolf'un 1557 yılında Corpus Historiae By­zantinæ adlı eserinin yayımlanmasının ardındandır. 1648 yılında Byzantine du Louvre (Corpus Scriptorum Historiæ Byzantinæ) ve 1680 yılında da Du Cange'nin Historia Byzantina adlı eserlerin yayımlanmasından sonra Montesquieu gibi Fransız yazarların arasında Bizans kelimesi popüler hale geldi.
Daha önceleri Batı Avrupa'da imparatorluk Imperium Graecorum (Yunanlıların İmapartorluğu) olarak adlandırılırdı. Özellikle 800 yılında Şarlman'ın Papa III. Leo tarafından Kutsal Roma İmparatoru (Imperator Augustus)
olarak taçlandırılmasından sonra Roma mirası konusunda bir rekabet
başlamıştı. Papalar ya da Batı'daki yöneticiler Doğu Roma
imparatorlarından bahsedeceklerinde Imperator Romæorum unvanını kullanırlardı zira Imperator Romanorum
unvanı Şarlman ve onun haleflerine aitti. Bu sebeplerden ötürü Bizans
teriminin kullanılmasındaki amacın Kutsal Roma Germen İmparatorluğu'nun
rakibi Doğu Roma İmparatorluğu'nu tarih sahnesinden silmek[1] olduğu düşünülebilir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Antik yunan ve roma imparatorluğu
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
: : : SÜPER FORUM TÜRKİYE : : : :: TARİH DÜNYASI :: Avrupa Tarihi-
Buraya geçin: